Kültür Dünyası
Kültür Dünyası


  ÖNE ÇIKAN HABERLER
  • Yüksek Yetenek 30
    Yüksek Yetenek 30
  • Yüksek Yetenek 29
    Yüksek Yetenek 29
  • Yüksek Yetenek 28
    Yüksek Yetenek 28
  • Yüksek Yetenek 27
    Yüksek Yetenek 27
  • Yüksek Yetenek 26
    Yüksek Yetenek 26
  • Yüksek Yetenek 25
    Yüksek Yetenek 25
  • Yüksek Yetenek 24
    Yüksek Yetenek 24
  • Yüksek Yetenek 23
    Yüksek Yetenek 23
  • Yüksek Yetenek 22
    Yüksek Yetenek 22
  • Yüksek Yetenek 21
    Yüksek Yetenek 21

YAZARLAR

Necati Kağan Çetin
Necati Kağan Çetin
Eklenme Tarihi: 5 Aralık 2017, Salı 22:49 - Son Güncelleme: 5 Aralık 2017 Salı, 22:55
Font1 Font2 Font3 Font4
Hayat nasıl tatlanır?

Güneş ağaçlara vurunca meyveler tatlı oluyor. İman güneşi de hayata vurunca hayat tatlı oluyor. / Selim Gündüzalp

 

Meyvenin tatlanması için güneşe ihtiyacı var.

Hayat da tıpkı bir meyve gibi…

Durduk yerde hayat tatlanmıyor.

Hayatı tatlandıran sır:

İman güneşi.

Şimdi düşünelim…

Seküler düşünce merkezinde geçmiş bir hayat…

Daralmış, sıkışmış bir ömür…

Belli kelimeler veya kavramlar dışına çıkamamış bir kesit…

Tıpkı giriş, gelişme ve sonucu olmayan bir hikâye gibi…

Hepi topu faiz, döviz, borsa, kakara kikiri laylaylom, magazin, futbol, politik gevezelik, kariyer, gurme, gastronomi kelimelerinden ibaret bir dünya…

Sıkıcı, sıkıntılı, dar, daraltıcı bir dünya bu.

Tadı yok, tuzu yok, anlamı yok, önemi yok.

Neden?

Çünkü iman güneşinden mahrum bir hayat bu…

Allah’a iman etmenin zevkinden, anlamından, tadından mahrum…

Şimdi bir mü’min düşünelim…

Allah’a samimiyetle, gönülden inanmış bir mü’min.

Kul olduğunun, kusur olduğunun farkında bir mü’min.

Mü’min mükemmel değil.

Mü’minin ibadetleri tam değil, tamam değil…

Ama mü’minde bir özellik var ki, her şeyden öte, her şeyden ziyade…

İman…

İman güneşi…

Evet, mü’mindeki iman güneşi, onun hem dünyasını, hem de ahiretini aydınlatır.

İman güneşi hayatı tatlandırır.

Mü’min pek çok acı, hastalık, musibet yaşamıştır bu dünyada…

Mü’minin hayatında pek çok dalgalanma, iniş, çıkış olmuştur.

Ama iman güneşi daima bütün bu sahnelere bir anlam yüklemiştir:

Teslimiyet ve tevekkül.

Ötesi yok.

Mü’minleri camilerde, şadırvanlarda, cami avlularında arayın, bulun ve konuşun onlarla…

Hayata, insana, hayatın anlamına, insanın bu hayata kattığı anlama dair konuşun…

İnanın çok şey öğreneceksiniz.

Boşverin politik gevezelikleri, çatışma teorilerini, Euro-Dolar paritelerini…

21. yüzyılın seküler atmosferinden kurtulun zaman zaman…

Bir yaprağın dahi Allah’ın izni olmadan yere düşmeyeceğinin farkında olmak gerekir.

Evet, şu sıralar dünyada inanılmaz hadiseler cereyan ediyor.

Dünya sanki Müslümanlara ve mü’minlere dar edilmek isteniyor.

Hayır…

Madem ki insana, tarihe ve dünyaya hükmeden Allah…

O halde gam yok, keder yok…

Bu filmin sonunu hiç kimse görmedi.

Onun için peşin hükümler vermek yanlış olur.

İman güneşi tarihin bütün devirlerini aydınlattığı gibi 21. yüzyılı da aydınlatıyor.

İmanın tadı, imanın güneşi, seküler kafalara hiçbir şey vermez.

İnsan önce konuşlandığı, konumlandığı ve durduğu yeri değiştirecek.

Yusuf Kaplan’ın cümlelerini hatırlatalım:

Konuşlandığınız yer, konuşmanızın yerini, yönünü, dilini ve içeriğini belirler.

Bizim konuşlandığımız yer, imanın tarafında olmalı.

Allah’a iman olmadan konuşan insanları şimdiye kadar çok dinledik.

Anlattıklarının hepsi anlamsızdı.

Ama insan, imanla aydınlanmış bir dünyada yaşarsa her şey çok farklılaşır…

İman, dua, ibadet, tevekkül ve teslimiyet.

İslam demek, iman demek, iki cihan saadeti demek.

Batı Uygarlığı’nın dünyaya boca ettiği ateş, imansızlık ateşi.

Hiç kimse endişe etmesin.

Batı Uygarlığı’nın vadesi doldu.


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN