Uyarıldım

Hayat görerek öğreniliyor.  Benim de üç çocuğum var. Hiç aklıma gelmiyor ki son zamanımda ben, yalnızca “ben”le kalayım.

Bazen aklınıza gelmeyen, hesapsız işler olur ya hani. Hiç düşünmediğiniz bir anda karşınıza birinin çıkması ve olmadık bir söz etmesi veya bir hadisenin olması gibi. Sizi şaşırtan ve sersemleten şeylerdir bunlar. Hazırlıksızsınızdır. Ne diyeceğinizi bilemezsiniz. Durur düşünürsünüz, niye şimdi, diye.

İşte ben bugün böyle bir hadise yaşadım. Alışverişten dönüyordum, iki elim de doluydu. Karşıdan gelen yaşlı bir teyze, iki elinde iki bastonla yürümeye çalışıyordu. Yanına yaklaşınca ona selam vermek istedim. İnsanlar genellikle yaşlıları sevmezler ve onlarla sohbet etmeyi vakit kaybı sanırlar. Ben tam tersine, onlarla sohbeti daima çok kazanımlı bulmuşumdur. Düşünsenize, yaşanmışlıkları olan, tecrübeli, hayat dersi alabileceğimiz biri bize neler neler katar. Bu düşüncelerle “Selamun aleyküm” dedim mütebessim bir çehreyle. Selamımı alıp almadığını hatırlamıyorum; zira sözleri çok sarsıcıydı.

“Sakın çocuklarına mal yapmak için çalışma. Yat sırtının üstüne, dinlen!”

Buyur buradan yak!

Şimdi bu ablaya ne demeli? Belli ki çok dertli. Belli ki yüreği çok yanmış.

“ Yaş kaç ablam?” Cevap yok.

“Kaç tane çocuğun var, bakmıyorlar mı sana?” Yine cevap yok. Bu soruları sanki duymadı, o kadar içi dolmuş, o kadar çaresiz.

“Bir hastalığım var.”

“Geçmiş olsun!”

“Allah belalarını versin, Allah belalarını versin!”

Böyle dedi ve yürüdü.

Var olan tek şeyi hastalığıydı.

Tek sahip olduğu şey: Hastalık.

O iki bastonuna dayanarak ağır ağır yola revan olunca ben de kendi yoluma devam ettim. Çok üzüntü duydum onun bu halinden. Çocuklarının sayısını ve yaşını söylemeyip sadece hastalığını söylemesi, ilgi ve alakadan yoksun olması ve buna sebep olanlara beddua etmesi ne kadar üzücü.

Çocuklarını büyütürken çok meşakkatlere katlanmış, belli. Eminim bunu severek yapmıştır. Kendini onların yoluna kul köle etmiştir belki de, hiç karşılık beklemeden.

Ne için? Evlatları olduğu için. Onları çok sevdiği için. Fedakârlık olarak değil, hizmet olarak gördüğü için. Yüreciğinin en derin bir yerinde yarın bir gün muhtaç olursa, onu yarı yolda bırakmayacaklarını, elinden tutacaklarını düşündüğü için, tıpkı bugüne kadar her muhtaç olduklarında onların elinden tuttuğu gibi.

Sonuç?

İki baston, bir hastalık ve kimsesizlik…

Bunları düşünerek eve geldim, sonra dönüp ailemi irdeledim hafızamda. Annemin ve babamın ebeveynlerine son nefeslerine kadar hizmet ettiklerini, onların dualarını aldıklarını hatırladım. En son vefat eden büyüğümüz büyükbabamdı, 96 yaşında ahrete irtihal etti. Hiç yalnız kalmadı, hiç kimsesiz ve çaresiz bırakılmadı.

Anneciğimi, ömrünün son deminde sekiz gün içinde üç ameliyat geçirdiğinde, üçüncü ameliyatına girip de tepkisiz uyku ile geçirdiği son iki hafta dâhil, ben ve kardeşlerim hiç yalnız bırakmadık. Çok duasını aldık. Babam 85 yaşında, şimdi onun duasının peşindeyiz.

Allah onlardan razı olsun ki yaşarken büyüklere ilgilenmenin gereğini bize gösterdiler, kuru nasihatle geçiştirmediler.

Hayat görerek öğreniliyor.  Benim de üç çocuğum var. Hiç aklıma gelmiyor ki son zamanımda ben, yalnızca “ben”le kalayım. Allah onları böyle düşüncesizliklerden, anne baba duasından mahrum olmaktan korusun.

Yine de bu nasihat beni çok sarstı. Durup dururken niçin bu abla bana böyle söyledi? Söyleyene değil, söyletene bak, der atalar. Durmalı, düşünmeli…

Nurhayat Örencik

Nurhayat Örencik

Nurhayat Örencik

Edebiyatçı, hikayeci, yazar.

2 Yorum “Uyarıldım”

  1. Nurhayat teyzem yazını ağlayarak okudum belkide annelik beni bu kadar duygusal etti. Rabbim sizleri büyüklerimizi başımızdan yanımızdan eksik etmesin inşallah, bizim onlara derneğimizden ziyade hala onlar bizim için koşturuyor, varlığımıza bin şukür, sevgiyle, Allaha emanet..ZADECİK

  2. Canım Hocam. Maşalllah barekallah. Teyzemizin nasihatini kendinize has, o sımsıcak üslubunuzla ne de güzel anlatmışsınız. Kaleminize, yüreğinize sağlık. Allah cümlemizi kötü sondan korusun. İlgisiz olmak da, ilgisiz kalmak da kötü sondur. Allah âhir âkibetimizi hayreylesin.
    Teyzeye gelince belli ki canına tak etmiş. Keşke beddua etmeseymiş ama bu bir vakıa. Şöyle ki efendimiz buyurur; “burnu yerde sürtünsün! (Üç defa tekrar eder)“
    Kimin ya Resulallah? Anası babası hayatta olur da onun rızasını kazanamayan kişinin”. Selam ve dua ile

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir